Custom Search

Kabuğun altındaki yüzlerce tanecikle diğer tüm meyvelerden farklı bir yapısı olan nar, keskin aromasıyla kış aylarına tat katan bir meyve. Ülkemiz dünyada üçüncü en çok nar üretilen ülke ama buna rağmen bu hesaplı ve lezzetli besin deposuna gereken önemi verip vermediğimiz tartışılır. Oysa son yıllarda bilim adamları punica granatum olarak adlandırılan nar üzerinde oldukça yoğunlaştılar ve gün geçmiyor ki bu meyvenin yeni bir özelliği keşfedilmesin. Gerçekten, narın sağlığımıza öyle faydaları var ki bunları öğrendiğinizde narı mutfağınızdan bir daha eksik etmeyeceksiniz.

Narın Besin Değeri

10 cm çapında ve kabuğu soyulduktan sonra yaklaşık 280 gram ağırlığında olan ortalama bir nar, 230 kalori içerir. Bu kalorilerin çoğu şekerden gelir çünkü bir narda 39 gram şeker bulunur. Su, vitamin ve şekerden oluşan çoğu meyveden farklı olarak narda 4,7 gram protein ve 3,3 gram yağ vardır. Bunlar nar tanelerinin içindeki çekirdekte bulunur.

Narın Besin Değeri

11 gram lif içeriğiyle nar iyi bir lif kaynağı kabul edilmektedir. Nardaki lifin çoğunluğu suda çözünmez liftir. Bu tip lif bağırsak hareketlerini artırdığından narın kabızlığı azalttığı kabul edilmektedir.

nar taneleri

Vitamin ve Mineraller

Bir nar günlük C vitamini ve K vitamini ihtiyacınızın yarısını, folik asit ihtiyacınızın ise dörtte birini karşılar. Narda bunun dışında kayda değer miktarda bulunan vitaminler B1, B2, B5, B6 ve az miktarda da niyasin yani b3 vitaminidir. Narın çoğunlukla çekirdeğinde bulunan mineraller günlük potasyum, fosfor, manganez ve bakır ihtiyacınızın yüzde 10 ila 20’sini karşılayabilir. Ayrıca narda az da olsa çinko, magnezyum ve hatta demir ile kalsiyum vardır. Narda bu zengin besin değeri yanında asıl faydalarını sağlayan pekçok organik bileşik mevcuttur. Bunlardan en önemli ikisi punikalajin ve punisik asittir.

Punikalajin: Bilinen En Güçlü Antioksidanlardan Biri

Punikalajin, polifenoller cinsinden organik bir bileşiktir. Adını latince nar anlamına gelen punica sözcüğünden alır. Sadece nar meyvesinin kabuğunda ve taneleri saran zarlarda bulunur ve nar meyvesinin bu kısımlarına sarı renk veren maddedir. Punikalajin, bağırsaklarda kolayca emilebilmektedir ve en güçlü antioksidan maddelerden biri olduğu iddia edilmektedir. Nar suyunun yüksek antioksidan etkisinin punikalajin kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Narın genelde yenmeyip atılan kısımlarında bulunan punikalajin, hazır satın alınan nar sularında bulunur çünkü hazır meyve suyu üretilirken nar kabuğuyla birlikte sıkılmaktadır. Bir araştırmaya göre evde sıkılan ve kabuk içermeyen nar suyu, yeşil çaydan iki kat daha güçlü antioksidan etkiye sahip iken; hazır alınan nar suyu, yeşil çaya göre üç kat güçlü anatioksidan etki göstermektedir.1

Punisik Asit: Yağ Yakan Yağ

Punisik asit, sadece nar çekirdeklerinde bulunan bir yağ asididir ve oranı değişmekle birlikte nardaki yağın yarısından çoğunu oluşturur. Bir narda yaklaşık 2 gram punisik asit olmasını bekleyebiliriz. Punisik asitin obeziteyi önleyici etkisi olabileceğini gösteren ciddi araştırmalar söz konusudur. Yağlı yemlerle beslenen fareler üzerinde yapılan bir deneyde punisik asit verilen hayvanlarda verilmeyenlere göre daha az yağlanma görülmüştür. Yüksek kolesterolü olan insanlar üzerindeki klinik bir çalışmada ise nar çekirdeği yağının kalp hastalığı riskini gösteren trigliserit düzeyini düşürdüğü saptanmıştır. Bu deneyler ayrıca punisik asitin yanlış beslenme sonucu ortaya çıkaran yüksek kan şekeri ve insülin direnci problemlerini azaltabileceğini göstermiştir.2 Punikalajin ve Punisik Asit, nardaki diğer faydalı maddelerle birlikte sağlığınıza bir sürü olumlu etkide bulunur.

Kan Şekerini Kontrol Altına Alıyor

Nar bolca şeker içeren bir meyve olsa da şeker hastalığına iyi gelme ihtimali var. Sözgelimi kısa süre önce şeker hastaları üzerinde yapılan bir araştırma, nar suyu içtikten sonra birkaç saat içinde açlık kan şekeri seviyesinin ve insülin direncinin azaldığını, beta hücrelerinin faaliyetinin ise arttığını ortaya çıkardı.3 Bunun dışında nar, nar çekirdeği yağı ve nar suyunun kan şekerinde uzun dönemli iyileşmeler de sağlayabileceği yönünde bulgular mevcut. Araştırma sonuçları, narın şeker hastalarında damar sertliği ve kalp rahatsızlığı oluşma ihtimallerini de azaltabileceği yönünde.

nar suyu

Kolesterolü Azaltıyor, Kalbi Koruyor

Narın kalp rahatsızlığı ihtimalini azaltmasının üç sebebi var: Nar; içerdiği antioksidanlar sayesinde damarlara zarar veren serbest radikalleri bertaraf ediyor, kolesterolü kanda taşıyarak damar çeperlerine biktiren düşük yoğunluklu lipoproteinlerin miktarını azaltıyor ve damarları genişleterek rahatlatan nitrik asitin seviyesini yükseltiyor. Nar suyu bu yüzden kalbe en faydalı meyve suyu olarak adlandırılıyor.4

Sporcuların Dostu

Nar, fiziki aktivite sırasında vücudun yorulmasını geciktirici etkiye sahiptir. Bilim adamları narın bu etkisi test etmek için 19 kişinin nar suyu içmeden ve içtikten sonra belli bir hızda koşmasını incelemişler. Sonuçta, nar suyu içtikten sonra damarların genişlediği ve koşucuların daha uzun süre yorulmadan aynı hızda koşabildiği görülmüştür.5 Narın spor sonrası ortaya çıkan kas yorgunluğu ve ağrısını da azalttığı yöünde bazı araştırmalar vardır ama bu konudaki sonuçlar kesin değildir.

Beyni Koruyor ve Güçlendiriyor

Narda birçok anti-enflamatuar yani vücuttaki iltihapları gideren madde bulunur ve bunların en güçlüsü punikalajindir. Nar, bu özelliği sayesinde romatoid artrid hastalığının ilerlemesini yavaşlatabilmektedir. Ancak iltihapları önlemesi özellikle beynin korunmasını sağlar. Alzheimer ve parkinson hastalıkları beyindeki mikrogliya adı verilen özel hücrelerin iltihaplanarak yok olması sonucu ortaya çıkıyor. Araştırmalar göstemiş ki nardaki punikalajin bu hücrelerin iltihaplanmasını ve söz konusu hastalıkların ilerlemesini yavaşlatıyor.6 Narın beyne faydaları hastalıklardan korumakla bitmiyor. Bilim adamları, hafıza zayıflığından şikayet eden orta yaşlı bir grup insana 4 hafta boyunca nar suyu içirmiş. Sonunda nar suyu içenlerin hafıza testlerinden kayda değer ölçüde yüksek sonuçlar aldıkları ve beyin aktivitelerinin arttığı görülmüş.7 Bundan çıkarmanız gereken sonuç şu: Beyninize değer veriyorsanız nar yemeyi veya suyunu içmeyi unutmayın.

Diş ve Diş Etlerini Koruyor

Nar güçlü antibakteriyel etkiye sahip bir meyve ve bu etkisi narı ağzınıza attığınız anda kendini göstermeye başlıyor. Nar suyu, nar özütü ve nar kabuğu üzerindeki araştırmalar, narın her bölümünün ağızdaki zararlı bakterileri öldürdüğünü ve bakteri plağını azalttığını ortaya koymuş. Ayrıca dokuları sıkılaştırıcı etkisi olan nar, diş etlerini güçlendirerek gevşek dişlerin kaybedilmesi ihtimalini azaltıyor.8 Nar, bağırsaklarda da zararlı bakterileri azaltırken faydalı bakterilerin çoğalmasına yardımcı oluyor.

Anti-Kanser Bir Meyve

Son yıllarda her meyve ve sebzenin kanseri önlediği yönünde iddialar ortaya atılıyor ve bütün bu iddiaların doğruluğundan emin olmak biraz güç. Oysa nar konusunda gerçekten umut verici bilimsel araştırma sonuçları mevcut. Nar meyvesi ve nardan elde edilen ürünlerle yapılan pekçok deney, bu meyvenin ant-kanser özeliklerini ortaya koyuyor. Laboratuvar ortamında nar özütünün kolon, prostat, meme ve deri kanseri hücrelerinin çoğalmasını engellediği veya yavaşlattığı görülmüş. Hayvanlar ve insanlar üzerindeki çalışmalar, nar tüketmenin bu kanser çeşitlerinin vücuttaki ilerlemesini de yavaşlatabildiğini göstermiş.9 Nar kansere çaredir, demek için henüz erken olabilir ama narın sağlığa inanılmaz faydalı bir gıda olduğu belli.

dalda nar

Narın Cilde Faydaları

Nar çeşitli kozmetik ürünlerde kullanıldığı gibi evde yapılan nar maskesi şeklinde de cilt bakımı için kullanılabiliyor. Yukarıda saydığımız olağanüstü faydaları göz önünde bulundurunca narı derinize sürmekte tereddüt etmek için bir sebep gözükmüyor. Her açıdan bu kadar iyi etkileri olan bir meyvenin cildi de yenileyip güzelleştirmesi kaçınılmaz. Ancak narı inceleyen bilim adamları bu konuda da boş durmamış ve insan deri dokularını nardan elde edilmiş çeşitli ürünlere maruz bırakmışlar. Sonuçta narın kabuğu, suyu ve çekirdek yağı gibi çeşitli bölümlerinin farklı oranlarda deri hücrelerinin çoğalmasını ve kolajen üretimini artırdığı görülmüş.10 Yani nar ürünleri cilde uygulandığında iyileştiric ve gençleştirici bir etki yapabilir.

Sonuç: Nar Yiyin, Nar Suyu İçin

Nar, gerektiği kadar yemediğimiz bir meyve. Bunun başlıca sebebi de tabi ki soyup yemenin zahmetli olması. Oysa narın öyle faydaları var ki bu zahmete fazlasıyla değer. Üşenenler için nar suyu da bir seçenek ama unutmayın ki nar suyu sıkılırken çekirdekler atılıyor ve narın çekirdeklerinde de sağlık açısından çok önemli maddeler mevcut.

1-) Gil, Tomas-Barberan, Hess-Pierce, Holcroft, Kader (2000). Antioxidant activity of pomegranate juice and its relationship with phenolic composition and processing. Journal of Agricultural and Food Chemistry.

2-) Al-Muammar, Khan (2012). Obesity: The preventive role of the pomegranate (Punica granatum). Nutrition Journal.

3-) Banihani, Makahleh, El-akawi… (2014). Fresh pomegranate juice ameliorates insulin resistance, enhances β-cell function, and decreases fasting serum glucose in type 2 diabetic patients. Nutritional Research.

4-) Basu, Penugonda. (2009). Pomegranate juice: a heart-healthy fruit juice. Nutrition Review.

5-) Trexler, Smith-Ryan… (2014). The effects of pomegranate extract on blood flow and running time to exhaustion. Applied Physiology, Nutrition, and Metabolism.

6-) alzheimers.net

7-) Bookheimer, Renner, Ekstorm… (2013) Pomegranate Juice Augments Memory and fMRI Activity in Middle-Aged and Older Adults with Mild Memory Complaints. Evidence-Based Complementary and Alternative Medicine.

8-) Kote, Kote, Nagesh. (2011) Effect of Pomegranate Juice on Dental Plaque Microorganisms (Streptococci and Lactobacilli). Ancient Science of Life.

9-) Adhami, Khan, Mukhtar.(2009) Cancer Chemoprevention by Pomegranate: Laboratory and Clinical Evidence. Nutr Cancer.

10-) Aslam, Lansky, Varani. (2006) Pomegranate as a cosmeceutical source… Journal of Ethnopharmacology.

Custom Search